23 Yaşında Düşük Testosteron: Ömür Boyu Sürdürülebilir Sistem ve Tedarik İstikrarı hk.
Merhaba dostlar,
23 yaşındayım. Bugüne kadar farklı zamanlarda yaptırdığım 3 ayrı kan testinin tamamında total testosteron seviyem 250-300 ng/dL aralığında, yani yaşımın oldukça altında geldi. Yapı olarak bir şeyi kafaya koyduğumda en iyisini yapana kadar uğraşan, her şeyi en ince ayrıntısına kadar sorgulayan ve plansız işten nefret eden biriyim. Bu konuyu da internetten, oradan buradan deli gibi araştırdım ancak ortada net ve doğru bir yol haritası bulamadım. nŞu an henüz bir doktora gidip resmi rapor almadım veya herhangi bir tedaviye başlamadım. Çünkü tıp dünyasının sunduğu resmi araçlar (3 haftada bir Sustanon veya 3 ayda bir Nebido) tamamen hormon dalgalanması yaratmak üzerine kurulmuş gibi duruyor. Benim halihazırda yağlı bir cildim var; her gün tıraş oluyorum, sinir, stres ve sıkıntıyla boğuşuyorum. Hayat enerjim ucu ucuna yetiyor, sadece işten eve, evden işe gidip gelebiliyorum. Bu kadar hassas bir dengede yaşarken, Sustanon veya Nebido'nun yaratacağı o hormonal dalgalanmalarla mevcut dengemi tamamen bozmak istemiyorum, çünkü bu bana çok pahalıya patlar.
Kafamı kurcalayan en büyük açmazlardan biri de şu: Şu an kilo vermeye, definasyona girmeye korkuyorum. Boyum 174-175 cm, kilom 65 civarında. Kas kütlem zaten belli; kaloriyi kısıp aç kaldıkça mevcut kası da kaybetmekten korkuyorum. Çünkü elimdeki bu 250 ng/dL testosteronla vücut neyi, nasıl tutsun? TRT uygulamasında hedeflenen mantıklı değerler en azından 600 ng/dL bandına gelmektir. Ancak devletin standart protokolü bunu stabil beceremiyor; adam Sustanon'u vuruyor, değer ilk başta 1500'e fırlıyor, sürenin sonuna doğru 200'e kadar çakılıyor. Tıbbın derdi bizim kas tutmamız veya vücut geliştirmemiz değil, sadece sistemi ucu ucuna yaşatmak. Şimdi sormak istediğim, devletin bu standart Sustanon/Nebido protokolü her şeye rağmen beni şu anki halimden daha iyi bir noktaya getirir mi? Vücut geliştirme hedefleri doğrultusunda bu standart protokolü uygulamaya değer mi, gelişimde gerçek bir fark yaratır mı?
Hedefim sıradan bir kür yapıp bırakmak değil; fertilite (çocuk sahibi olma) derdim de yok. Amacım ömür boyu TRT veya TRT Plus seviyesinde, sürdürülebilir bir sistem kurmak. Bir yandan bu düşük değerlerin getirdiği hayat enerjisi sorununu tedavi etmek, bir yandan da emeklerimin boşa gitmeyeceği şekilde, kendi potansiyelimim en üst sınırına (Cbum vizyonuyla, profesyonel standartlarda) ulaşmak istiyorum. Sürekli blast seviyesinde gezmek gibi bir niyetim yok, amacım istikrar. Bu yola girmeden önce her şeyi planlamak zorundayım.
- Ben resmi tedavinin dalgalanmalarından kaçıp Testosteron Enantat veya Cypionat gibi formları UGL (underground laboratuvar) olarak uzun vadede, sürdürülebilir şekilde tedarik edebilir miyim?
- Yani Türkiye şartlarında, önümüzde olağanüstü bir durum (savaş vb.) olmadığı sürece, tıpkı günlük beslenmemizi, proteinimizi piyasadan rahatça karşılayabildiğimiz gibi bu maddelere de istediğim an erişim sağlayabileceğim bir süreklilik iç piyasada mevcut mu?
- Yoksa bu yola girdiğimde bir gün susuz kalmış gibi yarı yolda kalma riskiyle karşı karşıya kalır mıyım?
- Sizden ricam, bana klişe laflarla değil; bir abiniz, bir kardeşiniz gibi içtenlikle ve gerçeklerle yaklaşmanız. Benim yerimde olsanız, bu hassas dengeyi bozmadan, doğru zamanda ve doğru adımla bu ömürlük sistemi bizim buralarda kurmak için nasıl bir strateji izlerdiniz?
Herhangi bir satıcı, marka veya kaynak ismi vermeden, sadece işin işleyiş mantığı ve sürekliliği hakkında dürüst tecrübelerinizi bekliyorum. Teşekkürler.
